Whatsapp Hattı0552 513 68 80

SON DAKİKA
Ana Sayfa » Köşe Yazarları » Batı uygarlığı

Batı uygarlığı

Hami Ramazan Özdemir

Hami Ramazan Özdemir

tüm yazıları
A - +

Köşe Yazarları - 14.12.2021 - 17:11

21.Yüzyıl insanlık tarihi için yeni bir başlangıcımı olacak, yoksa eski medeniyet hükümranlığını sürdürecekmi, bununla ilgili çok farklı teoriler tartışılıyor.Batı medeniyeti dünyadaki belirleyeciliğini devam ettirerek, diğer medeniyetlerin önünden gidecekmi yoksa geriyemi düşecek.

Batıda sürekli bir korku pompalanıyor.

İslam batı medeniyeti için bir tehdittir algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Evet İslam medeniyet batıya alternatif olabilir, fakat bu müslümanlarla asla olamaz. Müslümanların ne hukuk,ne ekonomik, ne askeri ,ne teknolojik, nede demokratik sivil yönetim şekli olarak batıyı tehdit edecek ne devletleri, nede kurumları bulunmamaktadır. Müslümanların batıdan öğreneceği çok şey var, özelikle hukuk ve insan hakları konusunda. Batı bugün hukuk ve insan hakları ile ilgili, çok ilerleme kaydetmiştir. Mükemmel işlemesede insanların sığındığı, bir çare olarak gördüğü yine batı medeniyetidir. Mazlumlar neden zengin kardeşleri olan Arap ülkelerine degilde batıya sığınıyorlar. Sadece refah, zenginlik bir çekim ve cazibe merkezimi görülüyor. Yoksa batıdaki özgürlük, hak, hukuk ve adalet bu insanların için çok şey ifade ediyor. Batı din ile sorununu yüzyıllar önce çözmüş ve bireyselcilik, liberalizm, eşitlik, özgürlük, hukukun üstünlüğü, demokrasi, serbest piyasa ekonomisi gibi kavramların içerisini doldurmuştur. İslam ülkeleri ise kuzeyden, güneye, dogudan batıya nereye bakarsak bakalım daha İslam dinini nereye koyacaklarını bilmiyorlar.

Müslümanların kadınlara bakış açısı ise daha vahimdir, dört duvar arasında bir hayatı kadınlara alternatif diye sunuyorlar. İnsan hakları, özgürlükler, hukuk, eşitlik yönetim şekli gibi kavramlar müslümanlara çok uzak ve İslam ülkeleri maalesef çok gerilerdeler. Şu gerçeğide görmeliyiz ki, aydınlanma ve refah batı ülkelerinde son iki yüz yılda zirveye ulaştı. Fakat artık, o büyük ihtişam yok, her taraftan kısıtlama ve tasarruf edilmeye çalışılıyor. Devletler, kurumlar küçülüyor, yeni yapılanma arayışları kendini her yerde hissettiriyor. Dünyadaki refah paylaşımından batının aldığı pay küçülüyor, Çin kıta Avrupası için ekonomik bir tehdittir artık ve bir türlü bunun önüne geçilemiyor. Ucuz işgücü,enerji fiyatları, Çin’i çok avantajlı duruma getiriyor, çevre kirliliği gibi kavramlar umurlarında bile değil. Temel hakların ihlali gibi eleştiriler, batının nostalji söylemleri Çin için. Fakat bütün bunlara rağmen Konfüçyüs’ün çocukları gelecek yüzyılda belirleyici olurlarmı. Görünen o ki, Çin ekonomi üretimi dışında insanlığa verebileceği şimdilik bir şey yok. Özelikle kendi içerisindeki azınlıkları bir zenginlik olarak görmüyor ve asimilasyon politikası güdüyor. Çin’de zenginlik ve refah vazgeçilmez değer. İnsan hakları, özgürlük, hukuk gibi kavramlar Konfüçyüs’ün çocuklarına bir hayli uzak. Hint medeniyeti iddasız silik kendi sefaletinde boğuluyor, içinde bulunduğu zenginliğin farkında bile değiller. Böyle bir ülke katiyetle alternatif oluşturamaz. Ortadoks ülkeleri bir medeniyet inşa etmekten çok uzaklar. Dünyadaki uygarlıkların böyle bir resmi var, insanlık kendilerine yeni bir alternatif sunacak bir medeniyeti nerede ve nasıl ulaşacaklar. Küresel güçler bugün insanlığın beynini uyuşturuyor, onları robotlaştırıyor. Üç tane egemen güç ellerindeki sosyal medyayla her şeye hükmetiyorlar. İnsanlar hakkında, hiç bir yargı, yargılama kararı olmadan linç ediliyor, infaza uğruyorlar, onlar hakkında kısıtlamalar getiriyorlar. Ve bunu özgürlük adına yapıyorlar. Mahremiyet, gizlilik, insani degerler,aile gibi kutsallar, itibarsızlaştırılıyor. Her bir kutsal yerle bir ediliyor…

İnsanlığın bugün geldiği yer tam bir çukur… Böyle bir dünyada yeni bir alternatif ne olmalıdır. Dünya’da bu konuda fikir üretenler gelecekte bir medeniyetler çatışmasının yaşanacağını öngörüyorlar ve bunun ilk işaret fişeginin 11 eylül saldırısında ateşlendiğini ifade ediyorlar. Bu çatışmanın ağırlıklı olarak İslam ile olacağını dile getiriyorlar, fakat karşımızda İslamı temsil edecek ne bir devlet,ne bir güç, nede herhangi bir kurum var, bu mümkün değil. Diğer medeniyetlerinde daha uzun süre çatışmalardan uzak duracakları gözüküyor. Peki nasıl bir medeniyetler çatışması yaşanacak. Amerikalı profesör James Kurth’e göre çatışma batının kendi içerisinde olacaktır diyor. İdda edildiği gibi medeniyetler arasında değil, batının kendi içerisinden parçalacağını birlik ve bütünlüğünü kaybedeceğini dile getiriyor. Avrupa ve Amerika’nın birbirlerinden uzaklaşacaklarını ve güç kaybı yaşacaklarını bunun kaçınılmaz olcağı tezini işliyor. Bana’da bu tez çok daha mantıklı geliyor, çünkü kıta Avrupa’sı ile Amerika’nın arası her geçen gün politik ve ekonomik olarak açılıyor. İngiltere’nin AB’den ayrılması bu tezi biraz daha güçlendiriyor.

Avrupa birliği projesi cazibesini kaybediyor. Birlik ülkeleri kısmen ekonomik alanda bir birlik sağlayabiliyorlar. Tek devlet olma yolunda çok zorlanıyorlar. AB kendi içerisinde bir birlik sağlayamıyor, bilhassa son zamanlarda birlik içerisindeki bazı ülkeler, ulusal ve milli politikalarını öne çıkarmaya başladılar. Birlik içersinde ulusal politikaların öne çıkarılması AB ruhuna aykırı diyorlar ve çok rahatsızlık meydana getirmiş durumda. Avrupa birliği Ukrayna krizinde çok kötü sınav verdi ve bir türlü toparlayamıyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi halinde hiç bir şey yapamayacağı görüldü. Kıta Avrupa’sı yaşlanmış ve hareket kabiliyeti çok yavaş. Yeni bir ruha, yeni bir şahlanışa ihtiyaçları olduğu görülüyor. Ellerinde eskisi gibi sömürge ülkeleride yok sömürecek. Nüfusu ileri derecede yaşlanmış, ekonomik hayata cevap veremiyor.

Batı medeniyetine yeni bir can, yeni bir kan, yeniden canlandırmak, harekete geçirilmek isteniyorsa taze yeni bir ruha ihtiyaç vardır. Bu ruh ve heyecanı nereden ve nasıl bulacaklar? Batının İslamla barışması mümkün olabilir veya İslam’ın değerlerine yüksek perdeden itirazı dile getirmiyebilir. Uzun vadede batının kendini yeni yüzyılla hazırlamak isteyeceğini ve kendilerini sorgulayacakları düşünüyorum. Entellektüel ve aydınlarının batının bugünkü yapısıyla dünyada küresel bir güç olmasının mümkün olamayacaklarını ve bir arayış içerisine girecekleri görüşü hakim olacaktır. Birinci ve ikinci dünya savaşı batı coğrafyasında yaşanmıştı. Acaba gelecekte nasıl bir savaş yaşanacak.

BirlikHaber Güncel Haber Akışı

Aksaray'ın Altın Markaları

Birlik Haber Gazetesi öne çıkan Aksaray firmalarını ağırlıyor.

marka
marka
marka
marka
marka
marka
marka
Reklam Bilgi0552 513 68 80 E-Postabirlikhaber@hotmail.com
SON DAKİKA

Yasal Uyarı : Kaynak gösterilerek dahi abone olmadan kısmen veya tamamen kullanılamaz... Birlik Haber Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır - 2021