23:46 Elif Duru’dan Dikkat Çeken Mesaj: “Sevgisiz Toplumlarda Nefret Çoğalır”
15:10 TİMBİR Genel Merkezi Açıldı: Aksaray’dan Anlamlı Destek ve Katılım
16:00 Aksaray Esnaf Rehberi ile Google ve Yapay Zeka Aramalarında Öne Çıkın
11:30 Birlikhaber.com Yayın Hayatına Başladı | Hızlı ve Akıllı Haber Platformu

ANKARA – BHA
Spor yorumcusu Bahadır Bulut, yayımladığı değerlendirme yazısında şöhretin ve tanınırlığın kişilere ayrıcalık sağlamadığına dikkat çekti. Güç zehirlenmesinin, bireylerin kendilerini eleştirilemez görmeye başlamasıyla ortaya çıktığını belirten Bulut, yazısında şu ifadelere yer verdi:
“Vekiller Bile Bana Hayran!
Çünkü gerçek güç; tanınmakta değil, doğru kalabilmektedir.
“Ben ünlüyüm… Herkes bana inanır. Herkes bana ilgi duyar. Benim sözlerime itibar ederler. Vekiller bile bana hayran… Açamayacağım kapı yok. Bir telefonum yeter. Benim adımın geçtiği yerde kurallar bile değişir…”
İşte güç zehirlenmesi tam da böyle başlar. Bu düşüncelere kapılan insanların ortak bir yanılgısı vardır: Şöhreti, karakterin yerine koymak.Oysa şöhret; insanı dokunulmaz yapmaz. Makamlar, protokol fotoğrafları, güçlü isimlerle verilen pozlar ya da kurulan yakın ilişkiler; hukukun, vicdanın ve ahlakın üzerinde değildir.
Güç zehirlenmesi yaşayan insanlar, zamanla kendilerini eleştirilemez sanmaya başlar. Yanlışlarını sorgulamak yerine oluşturdukları algının arkasına saklanırlar. Bir fotoğraf karesini referans, bir tanışıklığı dokunulmazlık, bir ismi ise kalkan olarak görürler. Oysa hiçbir fotoğraf gerçeği değiştirmez, hiçbir unvan yapılan yanlışı doğruya dönüştürmez.
Düdüğün sesi uzaktan hoş gelir. İnsanların gördüğü çoğu zaman vitrindir; perde arkasındaki gerçekler ise er ya da geç ortaya çıkar.
Spor dünyasında da, sanat camiasında da, iş hayatında da benzer örneklerle karşılaşmak mümkündür. Bazı kişiler, toplumun ünlülere duyduğu ilgiyi ve güveni kendi çıkarları için kullanmaya çalışır. Tanınırlığını; kuralların esnetilmesi, kapıların açılması ya da normal şartlarda mümkün olmayacak işlerin kolaylaştırılması için bir araç hâline getirir. Bu başarı değil, etik dışı bir nüfuz kullanımıdır.
Hak edilmeyen bir sigorta ödemesini almaya çalışmak, normal şartlarda verilmeyecek bir krediyi tanınırlığı sayesinde elde etmeye uğraşmak ya da alınamayacak bir işi yalnızca ismini kullanarak kazanmak; ne hukuken ne de vicdanen savunulabilir. Ününü ve insanların hayranlığını istismar etmek, güveni kötüye kullanmaktır.
En büyük yanılgı ise şudur: Gücü ödünç alanlar, o gücün sonsuza kadar kendilerine ait olduğunu sanırlar. Oysa ödünç alınan itibar, ilk fırtınada gerçek sahibine döner.
“Haksızlığı görüp de susan, dilsiz şeytandır.” sözü bugün de anlamını koruyor. Menfaat uğruna sessiz kalanlar, zamanı geldiğinde sustukları her yanlışın vicdani yükünü taşımak zorunda kalırlar. Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında da tecelli eder.
Dün birilerinin gölgesinde güç arayanlar, o gölge çekildiğinde yönlerini kaybeder. Dün alkışladıklarına bugün sırt çevirenler, ilkelerle değil çıkarlarla hareket ettiklerini bizzat ortaya koyarlar. Çünkü omurgayı oluşturan şey güç değil, duruştur.
Toplumun da bu konuda önemli bir sorumluluğu vardır. Bir insanı yalnızca tanınmış olduğu için sorgulamamak, eleştirmemek ya da yaptığı her davranışı doğru kabul etmek; kişileri değil, yanlışları cesaretlendirir. Şöhret hayranlığı sağduyunun önüne geçtiğinde gerçekler görünmez hâle gelir.
Dün ağır sözlerle eleştirilen kişi ya da kurumlar, bugün menfaat söz konusu olduğunda yakınlık kurulacak adreslere dönüşüyorsa sorgulanması gereken şey, ilke yerine çıkara göre değişen tavırlardır.
Yemek yediği kaba tükürüp sonra aynı kaptan yeniden beslenmeye çalışmak ilkesizliktir. Dün eleştirdiği kapıları bugün menfaat için çalan, dün reddettiği insanlardan bugün çıkar bekleyen bir anlayış; omurgalı bir duruşun değil, ilkesizliğin ve fırsatçılığın göstergesidir. Başkalarına ahlak ve dürüstlük dersi verirken kendi davranışlarında bunun tam tersini sergileyenler ise en büyük çelişkiyi bizzat kendileri ortaya koyarlar.
Unutulmamalıdır ki tarih; kendisini güçlü sananları değil, güce rağmen doğruluktan vazgeçmeyenleri yazar. Makamlar değişir, şöhret söner, alkışlar diner. Geriye yalnızca insanın karakteri, ilkeleri ve ardında bıraktığı itibar kalır.
Çünkü gerçek güç; tanınmakta değil, doğru kalabilmektedir.”
Birlik Haber Gazetesi öne çıkan Aksaray firmalarını ağırlıyor.
11 Ekim 2026 Beypazarı turistlerin gözdesi olmaya devam ediyor
BirlikHaber Güncel Haber Akışı
20:47 Gökyay Vakfı Satranç Müzesi 11. kuruluş yıl dönümünü kutladı
17:59 “Sağlıklı Gençlerle Sağlıklı Geleceğe” projesi hayata geçiriliyor
14:33 Rize gastronomisinde yeni dönem: Bal, mandalina ve çay atıkları ekonomiye kazandırılıyor
14:25 ISUBÜ’den 7 bilim insanı “dünyanın en etkili bilim insanları” listesinde
Bugün En Çok Okulanlar
Aksaray Haberleri Aksaray’da İhraç edilenlerin listesi

Köşe Yazarları ASTIM, BRONŞİT, KOAH ve Himalaya Kristal Tuzu

Köşe Yazarları KRİSTAL TUZ NASIL KULLANILMALI? SOLE KULLANIMI
Aksaray Haberleri Aksaray’da Yangın, çok sayıda yaralı var
Aksaray Haberleri 1 Ocak 2016’da tüm ehliyetler değişecek
23:46 Elif Duru’dan Dikkat Çeken Mesaj: “Sevgisiz Toplumlarda Nefret Çoğalır”
15:10 TİMBİR Genel Merkezi Açıldı: Aksaray’dan Anlamlı Destek ve Katılım
16:00 Aksaray Esnaf Rehberi ile Google ve Yapay Zeka Aramalarında Öne Çıkın
11:30 Birlikhaber.com Yayın Hayatına Başladı | Hızlı ve Akıllı Haber Platformu
Birlik Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi YS Grup adına Yaşar SARIKAYA
E-Posta : birlikhaber@hotmail.com
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
Birlik Haber Gazetesi ile Aksaray Haberleri ve Son Dakika Aksaray İlçe Haberlerini Takip Edin. En Güncel Aksaray Haber Sitesi ve Aksaray İle İlgili En Son Gelişmeler.Konular
Yasal Uyarı : Kaynak gösterilerek dahi abone olmadan kısmen veya tamamen kullanılamaz... Birlik Haber Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır - 2021
