MHP Aksaray Milletvekili Ramazan KAŞLI’nın TBMM Genel Kurulunda Bütçe görüşmeleri üzerine konuşması

Ana Sayfa » Haberler » Ana Manşet » MHP Aksaray Milletvekili Ramazan KAŞLI’nın TBMM Genel Kurulunda Bütçe görüşmeleri üzerine konuşması
13 Aralık 2018 - 13:38 | 82 kez okunmuş
MHP Aksaray Milletvekili Ramazan KAŞLI’nın TBMM Genel Kurulunda Bütçe görüşmeleri üzerine konuşması

MHP Aksaray Milletvekili Ramazan KAŞLI’nın TBMM Genel Kurulunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve bağlı Kuruluşların bütçeleri, Aksaray’ımız ve bağlı ilçelerimizin sorunları üzerine, MHP Grubu adına yaptığım konuşma metni;

2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısı kapsamında;

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü bütçe ve kesin hesap görüşmeleri çerçevesinde parti grubumuzu temsilen söz almış bulunuyorum.

Sözlerimin başında heyetinizi, genel kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımızı ve Aksaraylı hemşerilerimi saygıyla selamlıyorum.

Enerji, ekonomik ve sosyal ilerlemeyi sağlayan, hayat kalitesini iyileştiren en önemli faktördür. Bir devlet kuran, bir devlete yön veren, bir milletin kaderini belirleyen, büyümenin, kalkınmanın, gelişmiş bir ülke olabilmenin temel dinamiklerinden de birisidir.

Dünya nüfusu arttıkça enerjiye olan ihtiyaçta orantılı olarak artmaktadır. Şuan dünyadaki kavgalar enerjinin üretilmesi ve yönetilmesi ile alakalı olarak cereyan etmektedir.

Türkiye de bu kavga içerisinde yerini tayin ederken hür vekendi iradesi ile ayakta kalabilmek için milli enerji sorununa çözüm üretmek zorundadır.

Enerji kaynaklarını elinde tutabilen ve bu kaynakları kontrol edebilen devletler ancak kendi geleceğine yön verebilir.

Nüfusu ve ekonomisinde büyüme beklenen dünya da sanayileşme, kentleşme, doğal kaynaklara ve enerjiye olan talebi önemli ölçüde artıracaktır.

Artan nüfusumuza orantılı olarak enerji talebini karşılarken dışa bağımlılıktan kurtulup milli enerjiyi tesis edebilmeliyiz.

Özellikle fosil enerji haritasının merkezine konumu itibariyle yakın yerde bulunan ülkemiz en kısa zamanda modern yöntemlerle enerjiyi elde etmelidir. Bu mana da Akdeniz’ e indirilen Fatih ve DİPSİ METRO I Gemilerinin faaliyetleri geleceğe yönelik umutlarımızı artırmaktadır.

Ayrıca İthal edilen hidrokarbon enerji kaynakları olan petrol ve doğal gazın tedarikinde Doğu Akdeniz’deki haklarımızı korumalıyız ve sondaj çalışmalarına hız vermeliyiz.

Eğer bunu başarabilirsek 3 trilyon dolarlık doğalgaz rezervlerine ulaşabiliriz ve ülkemizin yaklaşık olarak 5 asırlık enerji ihtiyacımızı karşılamış oluruz. Akdeniz’deki enerji oyunlarına karşı deniz yetki alanlarımızı korumalı ve tüm uluslararası oyunlara karşı tek vücut olmalıyız.

Ülkemizin enerji ithalatı konusuna değinecek olursak Türkiye,2017 yılında 37,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen enerji ithalatı, 2018 sonu itibariyle 46 milyar dolar seviyesine yükselmesi beklenmektedir.

Bütçe ayarlaması için öngörülen enerji ithalatı faturası, 2019 yılı için 43 milyar dolar, 2020 için 44,3 milyar dolar ve 2021 için 45,2 milyar dolar olarak hesaplanmıştır.

Nüfusu ekonomisinden daha hızlı büyüyenTürkiye, bugün itibarıyla enerjide ithalata bağımlı bir ülkedir. Mevcut durum itibarıyla, ülkemizde Petrolün %92’si, doğal gazın %99’u ithal edilirken enerjide dışa bağımlılığımız %75 olarak gerçekleşmektedir.

Hâlen doğal gaz ithalatımızın %51,9’u Rusya’dan, %16,7’si İran’dan, %11,8’i de Azerbaycan’dan yapılmaktadır.

Yine, petrol ürünleri ve türevleri ithalatının da %26,9’u İran’dan, %18,8’i Rusya’dan, %16,5’u da Irak üzerinden yapılmaktadır.

Türkiye’nin, cari açıkta önemli bir paya sahip olan enerji ithalatını belli bir seviyede tutabilmesi için hem arz üzerinde hem de talep yönlü tedbirleri arka arkaya hayata geçirmesi zorunluluk arz etmektedir.

Talep tarafında enerji verimliliğinin yükseltilmesi, bunun için kapsamlı programlar yürütülmesi; arz tarafında ise yerli kaynakların enerji üretimindeki payının artırılması gerekmektedir.

Türkiye’nin enerji tüketimi içinde fosil yakıtlar %85,2 paya sahiptir. Türkiye’de fosil yakıt tüketiminin yaklaşık %80’i ithalat yoluyla karşılanmakta ve dış ticaret açığındaki enerji ithalatı payı da yaklaşık %50-60 bandında seyretmektedir.

Görüldüğü gibi Türkiye’deki dış politika yapıcılarının, enerji uzmanlarının, güvenlik bürokrasisinin ve ekonomi aktörlerinin modern ve YENİLENEBİLİR kaynaklarla daha da yakından ilgilenmesi önem taşımaktadır.

Millî bir enerji politikası oluşturulabilmesi için enerji hammaddelerinde dış bağımlılığın azaltılması;

* Bunun için kömür ve YENİLENEBİLİR enerji kaynaklarının azami seviyede değerlendirilmesi,

* Enerji ithalatında kaynak ve kaynak ülke çeşitliliğinin sağlanması,

* Etkin bir talep yönetimiyle enerji arzının kesintisiz ve yeterli bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekir.

Bu alanda özellikle güneş ve rüzgâr enerjisi Türkiye ekonomisi açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.

YENİLENEBİLİR enerji teknolojilerinin geliştirilmesi, Türkiye’de sanayi dönüşümünü tetikleyebilecek alanlardan biridir.

Ayrıca enerji verimliliğinin arttırılması için de birincil enerji tüketiminin 2023 yılına kadar bugünkü seviyeden en az %10-15 oranda azaltılması sağlanmalıdır.

Ülkemizde son yıllarda en çok tartışılan enerji kaynakları arasında nükleer enerjinin önemi oldukça büyüktür.

Bu önem, bir yandan enerji tüketiminden kaynaklanan küresel ısınma ve iklim değişikliği kaygılarına bir çare gibi gösterilmesinden, diğer yandan nükleer silah yapımında girdi olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Buradaki sorun nükleer atıkların yarattığı çözümlenememiş risklerdir.

Çevreci bir anlayışla, gelişmiş atık kontrol ve bertarafına, havza ve kaynak planlamasına dayalı bir yaklaşımla enerjinin çevre ve insan sağlığına zarar vermeden üretilmesi gereklidir. Çevre kaygıları enerji zincirinin her aşamasında dikkate alınmalıdır.

Elektrik kayıp kaçak sorunu önemli bir sorundur. Bu sorunun çözüme kavuşturulması gerekir. Bu amaçla kayıp/kaçak maliyeti ile sayaç okuma maliyeti tüketiciye yansıtılmamalı, TRT Payı, Enerji Fonu Payı, Belediye Tüketim Vergisi de kaldırılmalıdır.

Ülkemizi madencilikte hammadde üretip satan bir kaynak ülke olmaktan çıkarıp, sanayii ile entegre olmuş dünya pazarlarında katma değeri yüksek ürünlerde söz sahibi bir ülke konumuna getirmek ana hedefimiz olmalıdır.

Bunun için başta bor, soda, krom, mermer, demir gibi madenlerin üretimleri ile bunları uç ürünlere dönüştüren sanayi sektörü bir bütün olarak düşünülmeli, planlamalar bir bütün olarak yapılmalı, bu kapsamda milli bir madencilik politikası ve stratejisi oluşturulmalıdır.

Doğal gaz depolama alanlarının sayısı, depolama ve günlük ENJEKSİYON kapasiteleri artırılarak olağanüstü durumlara ve mevsimsel dalgalanmalara karşı

yüksek yedek imkânı oluşturulmalı, ulusal petrol stok kapasitesinin artırılması için petrol stok ajansı kurulmalıdır.

Bu kapsamda Sultanhanı İlçemizde hayata geçirilen 2023’ün sonunda 5,4 milyar metreküp doğalgaz depolama kapasitesine ulaşması hedeflenen Tuz Gölü yer altı doğalgaz depolama tesisi, Türkiye’nin enerjide arz güvenliği açısından önemli bir adımdır.

Konuşmamın kalan bölümünde de memleketim olan EVLİYALAR ŞEHRİ Aksaray’ımızın enerji ile ilgili sorunlarına değinmek istiyorum.

Özellikle Eskil ve Sultanhanı ilçelerimizde ve buralara bağlı belde ve köylerimizde çiftçilerimizin, tarımsal sulamada kullandığı elektrik fiyatları ile ilgili büyük sıkıntıları bulunmaktadır. Daha önce 50 metrede ulaşılabilen yeraltı suyuna artık 150 metrelerde ulaşılabilmektedir.

Bu seviyelerde suda tuzluluk oranın daha yüksek olduğu görülmekle birlikte, bu seviyelerden su çıkarmak hem elektrik maliyetini artırmakta, hem de toprakları çoraklaştırmaktadır.

Çiftçilerimizin, sanayicimizin ve esnafımızın pahalı tarifede kullandığı elektrik, üretim maliyetlerini artırmaktadır. Çözüm olarak çiftçilerimize ve üretim yapan kesime yönelik indirimli tarifeler uygulanarak destek olunmalıdır.

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya ovasıyla iç içe olan bu bölgemizde büyük su sıkıntısı vardır. Bu bölgemize ivedilikle tarımsal sulama amaçlı su getirilmelidir.

Bunun çözümü ise Hirfanlı Barajı ve Kızılırmak’tan Eskil İlçesi Eşmekaya’da bulunan ve şu anda kurumuş olan baraja su tahliyesi sağlanmalıdır.

Böylelikle hem elektrikten tasarruf sağlanmış olunacak hem de hemşerilerimizin tarımsal su sorunu kalıcı olarak çözüme kavuşmuş olacaktır.

Sözlerimin sonunda 2019 yılı bütçesinin ülkemize, milletimize, hayırlar getirmesini ve tüm vatandaşlarımıza yeni umutlar sağlamasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

BENZER İÇERİKLER

Çaldığı Eşyalarla Birlikte Kıskıvrak Yakalandı

Çaldığı Eşyalarla Birlikte Kıskıvrak Yakalandı18.03.2019 günü saat:22.00 sıralarında Taşpazar Mahallesi 852 Sokak Erdem Sitesinde

Karnından devasa kitle çıkartıldı

Karnından devasa kitle çıkartıldı6 yaşında ki bir çocuğun karnından 20 cm büyüklüğünde, 2 kg ağırlığında

Aksaray’da Günlük 40 bin yumurta üretiyor

Aksaray’da Günlük 40 bin yumurta üretiyorAksaray İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent SAKLAV ilimizde faaliyete gösteren

RastgeleSeçilen İçerik

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN