Dünya Günü’nde acil çağrı: Geleceği korumak için fosil yakıtlardan çıkış şart!

Yerel Haberler - 21.04.2026 - 0:00

ANKARA-BHA

Bugün dünya birincil enerji üretiminin yüzde 80’inden fazlasını hâlâ petrol, kömür ve gazdan sağlıyor; fosil yakıtlar ise küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 68’ini oluşturuyor. Bu tablo, iklim krizinin artık çevresel olduğu kadar ekonomik ve sosyal bir kırılganlık meselesi haline geldiğini açık biçimde ortaya koyuyor.

İklim krizi derinleşiyor, yaşam maliyetleri artıyor ve enerji sistemleri kırılganlaşıyor. Sel, kuraklık ve aşırı sıcaklıklar giderek daha sık ve yıkıcı hale gelirken, fosil yakıtlara dayalı mevcut model hem iklimi hem de toplumları zorluyor. Son on yılın, yani 2015–2024 döneminin, kayıtlara geçen en sıcak dönem olması; ölçülen en sıcak sekiz yılın tamamının son on yıl içinde yaşanması, artık karşı karşıya olduğumuz riskin geleceğe ait bir senaryo değil, bugünün gerçeği olduğunu gösteriyor.

Santa Marta’da kritik eşik

Kolombiya’nın Santa Marta kentinde 24–29 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenecek Birinci Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Konferansı (TAFF) bu nedenle özel bir önem taşıyor. Kolombiya ve Hollanda’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek konferans, fosil yakıtlardan adil, düzenli ve hakkaniyetli geçişi savunan ülkeleri, yerel yönetimleri ve farklı paydaşları bir araya getirecek. Konferans, artık genel taahhütlerin ötesine geçip uygulanabilir yol haritalarının konuşulduğu yeni bir aşamaya işaret ediyor.

Konferans öncesinde Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD) ve E3G, ECCO, SEFiA, Observatório do Clima ortak katkılarıyla hazırlanan “Fosil Yakıtlardan Çıkış Sürecinin İlerlemesi: Örnek Vakalardan Alınan Dersler” raporuna göre temiz enerji yatırımları hızla artarken, ülkelerin mevcut fosil yakıt üretim ve tüketim planlarının 1,5°C hedefiyle uyumda yetersiz kalması ekonomik dalgalanma, jeopolitik riskler ve atıl varlıklar gibi çok boyutlu kırılganlıklar yaratıyor.

Mevcut tablo, sorunun yalnızca hedef belirlemekten ibaret olmadığını, ulusal planlar, uluslararası koalisyonlar ve sektörel girişimler arasında tutarlılık ve koordinasyon eksikliğinin uygulama sürecinin önündeki temel engel olduğunu ortaya koyuyor. 2025 yılı itibarıyla küresel enerji yatırımlarının yaklaşık üçte ikisinin temiz enerjiye yönelmesine rağmen, gelişmekte olan ülkelerin bu finansmandan aldığı pay %15 ile sınırlı kalıyor. Söz konusu eşitsizlik, geçişin hızını ve adil biçimde gerçekleşmesini kısıtlayan yapısal bir sorun olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte fosil yakıtlardan çıkış süreci (TAFF – Transition Away From Fossil Fuels) artık somut uygulama aşamasına geçmiş durumda. 80’den fazla ülke, COP30’da fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik bir yol haritasını destekledi. Üstelik bu gündem yalnızca niyet beyanlarından ibaret değil: hâlihazırda en az 46 ülkenin elektrik sektöründe karbonsuzlaşma planı bulunuyor; en az 11 ülke ise fosil yakıt arzını azaltmaya dönük planlar geliştiriyor.

Bu deneyimler, tek bir ülke için geçerli mucizevi bir formül olmadığını; ancak güvenilir bir geçiş planının bazı ortak ölçütler taşıması gerektiğini gösteriyor. Bilimle uyum, farklı ülkelerin sorumluluk ve kapasite farklarını gözetme, katılımcılık ve şeffaflık, ulusal sahiplenme ile uluslararası koordinasyonu birlikte kurma, insan haklarını ve toplumsal cinsiyet eşitliğini merkeze alma bu ölçütlerin başında geliyor.

Fosil yakıtlardan çıkış artık bir tercih değil

Raporun paydaşlarından biri olan Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİA), fosil yakıtlardan çıkışın ertelenebilecek bir seçenek değil; iklim hedefleriyle uyumlu, ekonomik olarak rasyonel ve toplumsal açıdan adil bir yön değişikliği olduğunu vurguluyor. Çünkü yaklaşık 10.000 yıl boyunca görece istikrarlı seyreden yeryüzü ortalama sıcaklığı, son 140 yılda 1,3°C arttı. Bilimin ortaya koyduğu sınır ise açık: dünyada güvenli ve yaşanabilir koşulların korunabilmesi için sıcaklık artışının 1,5°C ile sınırlandırılması gerekiyor.

Bu hedefe yaklaşabilmek için yalnızca iyi niyet beyanları değil, çok hızlı ve ölçülebilir adımlar gerekiyor. Küresel emisyonların 2030’a kadar 2019 seviyesine göre yüzde 42, 2035’e kadar ise yüzde 57 azaltılması gerekiyor. Bunun anlamı da net: mevcut fosil yakıt rezervlerinin önemli bir kısmının kullanıma açılmaması gerekiyor. Bilimsel değerlendirmeler, petrol ve gaz rezervlerinin yaklaşık yüzde 60’ının, kömür rezervlerinin ise yaklaşık yüzde 90’ının toprak altında bırakılmasının zorunlu olduğuna işaret ediyor.

Bu nedenle fosil yakıtlardan çıkış, yalnızca enerji üretiminde teknik bir değişiklik değil; üretimden tüketime, finansmandan yönetişime, istihdamdan sosyal korumaya kadar uzanan bütüncül bir dönüşüm meselesi. Geçişin güvenilir ve uygulanabilir olabilmesi için enerjiye erişim, fosil yakıt üretimi ve tüketimi, teşvik reformu, adil geçiş mekanizmaları, ekonomik çeşitlenme, insan hakları, katılımcılık ve izleme başlıklarının birlikte ele alınması gereiyor.

Beklemenin maliyeti giderek büyüyor

Fosil yakıtlara dayalı sistem yalnızca iklim üzerinde değil, kamu maliyesi üzerinde de ağır bir yük yaratıyor. Hükümetler 2023 yılında fosil yakıtlar için yaklaşık 1,1 trilyon ABD doları tutarında doğrudan sübvansiyon sağladı. İklim ve sağlık üzerindeki fiyatlandırılmamış maliyetler de hesaba katıldığında, toplam yükün 7 trilyon ABD dolarını aştığı; bunun da küresel GSYH’nin yaklaşık yüzde 7’sine karşılık geldiği tahmin ediliyor.

Bu veriler, fosil yakıtların ucuz bir enerji kaynağı olduğu yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. Aksine, bugünkü model görünmeyen maliyetlerini toplumun tamamına yüklüyor. Dolayısıyla fosil yakıtlardan çıkış, yalnızca iklim için değil; daha sağlıklı, daha öngörülebilir ve kamu yararını gözeten bir ekonomi için de gerekli.

Öte yandan uluslararası iş birliğinin etkisi de göz ardı edilemez. Paris Anlaşması’nın imzalandığı 2015’ten bu yana toplam sera gazı emisyonlarının yıllık artış hızı yüzde 0,32 ile sınırlı kaldı; bu oran, 2015 öncesindeki on yılda kaydedilen artış hızının beşte birinden daha az. Karbondioksit emisyonlarındaki artış da aynı dönemde belirgin biçimde yavaşladı. Bu tablo, küresel düzeyde ortak çerçevelerin sonuç üretebildiğini; ancak mevcut ilerlemenin hâlâ yeterli olmadığını gösteriyor.

“Asıl mesele nasıl geçeceğimiz”

SEFİA Kurucu Direktörü Bengisu Özenç konu hakkında şunları söylüyor: “Dünya Günü bize şunu hatırlatıyor: Fosil yakıtlara bağımlı bir gelecek, çocuklarımızın ve toplumların güvenliğini garanti edemez. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, fosil yakıtlardan çıkışı erteleyen değil, bunu sosyal adalet, ekonomik dayanıklılık ve enerji güvenliğiyle birlikte planlayan cesur bir yol haritasıdır. Santa Marta’daki konferansın, ülkelerin artık yalnızca hedef konuşmadığı, bu geçişi nasıl hayata geçireceğini tartıştığı bir dönüm noktası olmasını umuyoruz. Bugün asıl mesele, fosil yakıtlardan çıkışın gerekli olup olmadığını tartışmak değil, bu çıkışın kimin için, nasıl ve ne kadar adil biçimde gerçekleştirileceğini konuşmaktır. Eğer geçiş doğru tasarlanmazsa, mevcut eşitsizlikler daha da derinleşebilir. Ancak kamusal yararı gözeten güçlü politikalarla tasarlandığında, fosil yakıtlardan çıkış hem enerji güvenliğini güçlendirebilir hem dışa bağımlılığı azaltabilir hem de daha sağlıklı, daha dayanıklı ve daha yaşanabilir bir gelecek kurabilir.

Dünya Günü mesajı net

Dünya Günü vesilesiyle yapılan çağrı, Türkiye dâhil tüm ülkeler için açık bir gerçeğe işaret ediyor: Fosil yakıtlardan çıkış geleceğin değil, bugünün meselesidir. Bilimsel veriler, ekonomik riskler ve sahadaki deneyimler birlikte değerlendirildiğinde, beklemenin maliyetinin dönüşümün maliyetinden daha ağır olduğu görülüyor.

Bu nedenle kamu otoritelerinin, finans kuruluşlarının ve özel sektörün önünde duran görev açık. Yapılması gereken, fosil yakıtlara bağımlılığı sürdürmek değil; yenilenebilir enerjiye, enerji verimliliğine, adil geçiş politikalarına, sosyal korumaya ve toplumsal dayanıklılığa dayanan yeni bir yönü cesaretle inşa etmek. Dünya Günü, bu dönüşümün ertelenemez olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Yerel Haberler Amrabat’tan Fenerbahçe’ye kötü haber: Durumu belirsiz

Yerel Haberler Ankara’dan Atina’ya deniz yetki alanı tepkisi

Yerel Haberler Edirne’den örnek proje: “Edirne Genç Kart”

Yerel Haberler MHP Ardahan İl Teşkilatı için fesih kararı

Yerel Haberler Gazi Ahmet Muhtar Paşa Lisesi ve Atölyelerinde çalışmalar sürüyor

Yerel Haberler Anahtar Parti Akçadağ İlçe Başkanı Çakırdım: “Malatya çiftçisinin yaşadığı sorunlara sessiz kalınmamalı”

Yerel Haberler Böcek ailesi davasında sanıklar hakim karşısında

Yerel Haberler Turunçgil ihracatı 697,7 milyon dolara ulaştı

Yerel Haberler İstanbul için yağış uyarısı: Akşam saatleri kritik

Yerel Haberler AKK’de tarihin ve bugünün başkentleri buluştu

Yasal Uyarı : Kaynak gösterilerek dahi abone olmadan kısmen veya tamamen kullanılamaz... Birlik Haber Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır - 2021