Köşe Yazarları - 31.01.2026 - 10:07
Tarihiyle ayakta duran bir şehir, ihmalle diz çöktürülüyor. Aksaray turizmi yolda kaybediyor. Bu bir serzeniş değil, bir gerçeğin haykırışı. Aksaray yıllardır bekliyor. Bekliyor ama kimse duymuyor. Çünkü bu şehir ne kadar zengin olursa olsun, yolu olmayan bir turizmin sesi çıkmıyor. Ihlara Vadisi’nden Hasan Dağı’na, Tuz Gölü’nden Selime’ye kadar uzanan bu eşsiz miras, ilgisizlik ve plansızlık yüzünden kaderine terk edilmiş durumda. Aksaray, tarih boyunca yolların şehri oldu. İpek Yolu’ndan Kral Yolu’na, kervansaraylardan ticaret merkezlerine kadar bu topraklar hep geçiş noktasıydı. Bugün ise ironik bir durumla karşı karşıyayız: Böylesine köklü bir geçmişe, eşsiz doğal ve kültürel zenginliklere sahip Aksaray, modern anlamda bir turizm yolundan yoksun.
Ihlara Vadisi, Hasan Dağı, Tuz Gölü, Selime Katedrali, Manastır Vadisi, Nora Antik Kenti… Liste uzayıp gidiyor. Türkiye’nin birçok şehrinde tek bir değerle turizm yapılırken, Aksaray adeta bir açık hava müzesi gibi. Ancak bu zenginlikler birbirinden kopuk, dağınık ve yeterince erişilebilir değil. Sorun tam da burada başlıyor.
Turizm sadece “yer” meselesi değildir; ulaşım, bağlantı ve hikâye meselesidir. Bir turist bir şehre geldiğinde, neyi nereden başlayarak gezeceğini bilmek ister. Güvenli, konforlu ve yönlendirici bir yol ağı ister. Aksaray’da ise turizm noktaları arasında bütüncül bir turizm yolu bulunmuyor. Tabelalar yetersiz, yollar dar, bazı güzergâhlar bakımsız. Bu tablo, potansiyeli olan bir şehrin kendi ayağına doladığı bir prangaya dönüşüyor.
Oysa yapılması gereken çok net: Aksaray’ın doğal ve tarihi mirasını birbirine bağlayan planlı, tematik ve markalaşmış bir turizm yolu.
Bu yol sadece asfalt demek değildir. Aynı zamanda:
Doğru yönlendirme tabelaları
Seyir terasları
Bisiklet ve yürüyüş rotaları
Yerel ürün satış noktaları
Dijital rehberler ve bilgilendirme panoları demektir.
Böyle bir yatırım, Aksaray’a gelen turistin konaklama süresini uzatır. Günübirlik ziyaretçi kalıcı misafire dönüşür. Esnaf kazanır, gençler için yeni iş alanları açılır, köyler canlanır. Kısacası turizm yolu, sadece turist taşımaz; refah taşır.
Bugün Kapadokya markası konuşuluyorsa, bunun arkasında güçlü bir ulaşım ve tanıtım altyapısı vardır. Aksaray ise Kapadokya’nın hemen yanı başında, hatta birçok değeriyle onun doğal uzantısı konumundadır. Ancak bu avantaj, doğru yollarla desteklenmediği sürece sadece bir coğrafi bilgi olarak kalır.
Artık şu soruyu sormanın zamanı geldi: Aksaray, potansiyelini seyretmeye devam mı edecek, yoksa onu harekete geçirecek adımı mı atacak?
Yerel yöneticilere, karar vericilere ve tüm paydaşlara düşen görev nettir. Turizm, “sonra bakarız” denilecek bir konu değil. Bugün atılmayan adımlar, yarın kaybedilen fırsatlar demektir. Aksaray’ın acilen bir turizm yoluna ihtiyacı var. Çünkü bu şehir, beklemeyi değil; keşfedilmeyi hak ediyor.
Köşe Yazarları Kırmızı bültenle aranan Serdar Sertçelik Türkiye’de
Köşe Yazarları Doğal gazda 2026 tüketim tahmini açıklandı
Köşe Yazarları Hindistan’ın Türkiye Büyükelçisi Rize’de: Türkiye’ye gelince günde 7-8 bardak çay içiyorum
Köşe Yazarları Ünlülere uyuşturucu operasyonu: 11 gözaltı
Köşe Yazarları Meteorolojiden 18 İl İçin Sarı Kodlu Yağış Alarmı
Köşe Yazarları Yayman: Biz Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge ve terörsüz Suriye tezlerimizi savunmaya devam ediyoruz
Köşe Yazarları Kenevir yetiştiriciliğinde yeni dönem
Köşe Yazarları Aksaray ihracatta yeni rekor kırdı
Yasal Uyarı : Kaynak gösterilerek dahi abone olmadan kısmen veya tamamen kullanılamaz... Birlik Haber Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır - 2021