Köşe Yazarları - 20.01.2026 - 9:39
Geçtiğimiz hafta bu köşede çok açık bir tabloyu ortaya koydum. Kamuoyunun gözü önünde yaşanan bir etik skandalı dile getirdim. Bir belediye personelinin, kamu maaşıyla, kamu imkânlarıyla, kamu gücüyle dolaşıp kendini “gazeteci” gibi pazarlamasının ne anlama geldiğini anlattım. Altını çizdim: Bu bir heves değil, bu bir çıkar çatışmasıdır. Bu bir masumluk değil, bu mesleki ve idari çürümedir.
Peki sonuç ne oldu?
Koca bir sessizlik.
Şimdi buradan açık açık soruyorum:
Personel Müdürü, siz ne iş yapıyorsunuz? Personelden sorumlu Başkan Yardımcısı, sizin göreviniz yalnızca makam odasında oturmak mı? Sayın Belediye Başkanı, bu belediyede kamu etiği sizin için ne ifade ediyor?
Çünkü ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var: Bu kişi hâlâ belediyenin personeli. Hâlâ belediyeden maaş alıyor. Hâlâ belediyenin imkânlarıyla sahada. Ve hâlâ sosyal medyada “gazeteci” rolü oynamaya devam ediyor.
Soruyorum: Bu rahatlık nereden geliyor? Bu dokunulmazlık kime dayanıyor? Bu cesaretin arkasında kim var?
Yoksa Aksaray Belediyesi’nde artık şuna mı alıştık: Kamu personeli dilediği gibi davranır, kimse ses çıkarmaz? Etik ilkeler sadece kâğıt üstünde midir? Disiplin yönetmelikleri sadece alt personele mi uygulanır?
Eğer bu kişi belediye personeliyse, — Gazetecilik yapamaz. — Tarafsızmış gibi kamuoyunu yönlendiremez. — Belediyeyi, yerel siyaseti, kamu algısını sosyal medya üzerinden şekillendiremez.
Eğer gazeteciyse, — Belediyede işi olamaz. — Belediyeden maaş alamaz. — Belediye kartıyla dolaşamaz.
Bu kadar basit. Bunun ortası yok. Bunun gri alanı yok. Bunun “işime geldiği gibi” yorumu yok.
Ama belli ki Aksaray Belediyesi’nde bazıları için kurallar esnek, hatta yok hükmünde. Belli ki bazı isimler söz konusu olunca kimse kalem oynatmıyor, imza atmıyor, sorumluluk almıyor.
Şunu da açık söyleyelim: Bu sessizlik masum değildir. Bu sessizlik idari zaaf değilse, iradi bir tercihtir. Ve bu tercih, hem belediyeye hem de kamuoyuna zarar vermektedir.
Gerçek gazeteciler sahada alın teri dökerken, kamu gücüne yaslanmadan haber kovalarırken, belediye maaşıyla “gazeteci” oynayanlara göz yummak; bu mesleğe yapılabilecek en büyük saygısızlıktır.
Buradan bir kez daha, daha yüksek sesle soruyorum: Neden işlem yapılmıyor? Neden disiplin süreci başlatılmıyor? Neden bu kişi hâlâ korunuyor?
Ve en önemlisi: Bu sessizliğin bedelini kim ödeyecek?
Şunu herkes bilsin: İki sandalyeye birden oturmaya çalışanlar sadece yere düşmez, onlara sessiz kalanlar da o düşüşün ortağı olur.
Bu konu kapanmadı. Kamu vicdanı susmaz. Ve bu sorular cevapsız kalmaz.
Köşe Yazarları Türkiye’de otomobil tercihinde her 10 araçtan 6’sı SUV oldu
Köşe Yazarları Bilirkişilik başvuru süresi 16 Şubat’a uzatıldı
Köşe Yazarları Orman Kanunu filminin çekimleri sürüyor!
Köşe Yazarları Güvenli İnternet Hizmeti abone sayısı 55 milyonu geçti
Köşe Yazarları Futbolda liglerde hafta sonu maç takvimi belli oldu
Köşe Yazarları e-YDS 2026/1 yarın dört ilde yapılacak
Köşe Yazarları Galatasaray’ın yeni transferi Noa Lang İstanbul’a geldi
Yasal Uyarı : Kaynak gösterilerek dahi abone olmadan kısmen veya tamamen kullanılamaz... Birlik Haber Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır - 2021