28 Şubat süreci ülkemiz için kayıp yıllar olarak tarihe geçti

Yerel Haberler - 28.02.2026 - 0:00

YAŞAR SARIKAYA / AKSARAY – BHA

Panele ASÜ Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erşan Sever ve Prof. Dr. Yavuz Selim Çakmak, Genel Sekreter Ahmet Bülbül, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Panelin açılışında konuşan ASÜ Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş, Türkiye’nin demokrasi tarihinde darbeler ve muhtıralarla sık sık karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

1960’tan itibaren neredeyse her on yılda bir demokratik olmayan müdahaleler yaşandığını ifade eden Arıbaş, bu süreçlerin arka planında çoğu zaman güç ve çıkar ilişkilerinin bulunduğunu vurguladı. Darbelerin ve muhtıraların, mevcut iktidarın uygulamalarını kendi lehine görmeyen bazı kesimlerin müdahalesiyle gerçekleştiğini kaydeden Arıbaş, dış politika, ekonomi ve ticari anlaşmalar gibi alanlarda çıkar çatışmalarının etkili olabildiğine dikkat çekti. Rektör Arıbaş, müdahalelerin kimi zaman doğrudan silahlı darbe, kimi zaman ise muhtıra ve tehdit yoluyla yapıldığını aktardı.

Amaç gelecekte benzer süreçlerin yaşanmamasıdır 28 Şubat sürecinin diğer askeri darbelerden farklı bir yöntemle gerçekleştiğinin altını çizen Rektör Arıbaş, bu dönemin “post-modern darbe” olarak nitelendirildiğini söyledi. Arıbaş, bu süreçte doğrudan silahlı müdahale yerine çeşitli kurum ve mekanizmaların devreye sokulduğunu, ancak sonuç itibarıyla hedefin mevcut yönetimi değiştirmek olduğunu dile getirdi.

28 Şubat sürecinde siyasi ve ekonomik alanda ciddi mağduriyetler yaşandığını belirten Arıbaş, temel insan haklarının ihlal edildiğini, birçok kişinin mesleğinden ve görevinden uzaklaştırıldığını kaydetti. Rektör Arıbaş, “yeşil sermaye” gibi kavramlarla bazı şirketlerin hedef gösterildiğini ve ekonomik zararların ortaya çıktığını söyledi. Panelin düzenlenme amacının geçmişi doğru analiz ederek benzer süreçlerin tekrar yaşanmaması için bilinç oluşturmak olduğunu belirten Arıbaş, “Darbeler çoğu zaman anayasal gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışıldı. Ancak bu savunmalar hukuki temelden yoksundu” dedi. Konuşmasının sonunda demokrasiye vurgu yapan Rektör Arıbaş, ülkemizde bir daha benzer müdahalelerin yaşanmaması temennisinde bulundu. 28 Şubat sürecinin ülkeye faturası 330 milyar dolar oldu Rektör Arıbaş’ın konuşmasının ardından panele geçildi. Panelde ASÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erşan Sever ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akıncı, 28 Şubat sürecinin ekonomik ve siyasi boyutlarını kapsamlı bir şekilde anlattı. Panelde ilk olarak konuşan ASÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erşan Sever, 28 Şubat sürecinin ekonomik etkilerini başlıklar halinde değerlendirdi. Her darbenin yalnızca siyasi değil; ekonomik, toplumsal ve sosyolojik boyutları bulunduğunu belirten Prof. Dr. Sever, bu etkilerin yıllar boyunca devam ettiğini söyledi. Yüksek borçlanmanın beraberinde yüksek reel faiz oranlarını getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Sever, 28 Şubat sürecinde Türkiye’de reel faizlerin olağanüstü seviyelere ulaştığını ifade etti. Prof. Dr. Sever, bu durumun hem kamu maliyesini zorladığını hem de özel sektörü yatırım yapmaktan uzaklaştırdığını söyledi. Prof. Dr. Sever, faiz yükü, finansal sektör zararları, yatırım kayıpları, yabancı sermaye eksikliği ve kriz maliyetleri birlikte değerlendirildiğinde 28 Şubat sürecinin Türkiye’ye en düşük hesapla yaklaşık 330 milyar dolar maliyet oluşturduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Sever, bu rakamın o dönemin yaklaşık 200 milyar dolarlık yıllık milli gelirine kıyasla 1,5 yıllık üretime karşılık geldiğini belirterek, ekonomik kayıpların boyutuna dikkat çekti. 28 Şubat süreci 2001 krizinin altyapısını oluşturdu 1994 sonrası mevduata getirilen devlet garantisinin kötüye kullanıldığını belirten Sever, 1994–2003 yılları arasında 25 bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Sever, finansal sistemdeki bozulmanın ve kamu bankalarındaki görev zararlarının 2001 krizinin altyapısını oluşturduğuna dikkat çekti. Yalnızca faiz yükü nedeniyle oluşan maliyetin 119 milyar dolar olduğunu belirten Prof. Dr. Sever, finansal sektör kaynaklı ilave maliyetlerle birlikte toplam yükün daha da arttığını söyledi. Ayrıca siyasi ve ekonomik istikrarsızlık nedeniyle yabancı sermaye girişlerinin sınırlı kaldığını belirten Prof. Dr. Sever, benzer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’nin ciddi bir fırsat kaybı yaşadığını da sözlerine ekledi. Akıncı: 28 Şubat’ta hedefte imam-hatipler vardı İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akıncı da konuşmasında 28 Şubat sürecinin arka planına ve etkilerine dikkat çekti. Akıncı, sürecin sembolik olaylarından biri olan Sincan’da tankların yürütülmesini hatırlatarak, bunun sıradan bir güvenlik uygulaması değil, kamuoyuna yönelik planlı bir mesaj olduğunu ifade etti. 28 Şubat 1997’de alınan 18 maddelik Milli Güvenlik Kurulu kararlarının anayasal olarak tavsiye niteliğinde olduğunu hatırlatan Akıncı, hükümetlerin bu kararları uygulamak zorunda olmadığını; ancak askerin fiili baskı unsurlarıyla bu kararların hayata geçirilmesini sağladığını ifade etti

. Kararların en dikkat çeken başlıklarından birinin “8 yıllık kesintisiz eğitim” olduğunu belirten Akıncı, bunun teknik olarak imam hatip liselerinin ortaokul kısımlarının kapatılması anlamına geldiğini söyledi. Akıncı, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Benzer şekilde katsayı uygulamasıyla imam hatip ve meslek lisesi mezunları üniversiteye girişte ciddi dezavantajla karşı karşıya bırakıldı. Yüksek puan alsalar dahi istedikleri bölümlere yerleşemediler. Bu uygulamalar Türkiye’de kalifiye eleman sorununu ortaya çıkardı.” Prof. Dr. Akıncı, meslek liselerinin geriletilmesinin ilerleyen yıllarda sanayide ara eleman sorununa yol açtığını, buna rağmen sonraki dönemlerde “Meslek Lisesi Memleket Meselesidir” kampanyalarının yapılmasının çelişkili bir tablo ortaya koyduğunun altını çizdi. Eğitim hakkının engellenmesi toplumsal travmaya yol açtı 2012 yılında yayımlanan Meclis Araştırma Komisyonu raporlarında birçok hak ihlali örneğinin yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Akıncı, Batı Çalışma Grubu (BÇG) aracılığıyla kamu kurumlarında ve askeriyede fişlemeler yapıldığını, kişilerin eşlerinin kıyafetlerinden, sosyal yaşam tercihlerine kadar birçok unsurun soruşturma konusu haline getirildiğini aktardı. Üniversitelerde başörtüsü yasağının da bu dönemde sert biçimde uygulandığını belirten Prof. Dr. Akıncı, eğitim hakkının engellenmesinin toplumsal travmaya yol açtığını anımsattı.

28 Şubat sürecinde basının rolünün de belirleyici olduğunu söyleyen Akıncı, özel televizyon kanallarının yaygınlaştığı bu dönemde medya aracılığıyla yoğun bir algı yönetimi yapıldığını ifade etti. Konuşmasının sonunda 28 Şubat sürecini “kayıp yıllar” olarak nitelendiren Akıncı, yaşananların ciddi ekonomik ve toplumsal maliyetler doğurduğunu söyledi. Akıncı, ayrıca kurumlar içinde oluşan baskı ortamının ilerleyen yıllarda farklı yapılanmaların gizlenmesine zemin hazırladığını ve bunun 15 Temmuz’da acı biçimde tecrübe edildiğini ifade etti. Prof. Dr. Akıncı konuşmasını, geçmişten ders çıkararak demokrasiyi daha sağlam temeller üzerinde inşa etme temennisiyle tamamladı. Programda panelistler katılımcıların sorularını cevapladı. Panel teşekkür belgesi takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

Yerel Haberler Mert Hakan Yandaş’a şike ve bahis davası

Yerel Haberler Kazdağları’nda Bilimsel Keşif: Dünyada Sadece 13’üncü Tür ÇOMÜ’den

Yerel Haberler Orta Doğu’da savaş alarmı: İsrail İran’ı vurdu

Yerel Haberler DMM: İran sınırından kaçak geçiş iddiaları gerçeği yansıtmıyor

Yerel Haberler Hukuk Camiası ve Protokolü Buluşturan En Kalabalık İftar!

Yerel Haberler Kredi kartı bilgileriyle 2,1 milyon TL’lik dolandırıcılık: 3 tutuklama

Yerel Haberler 7–10 yaş kur’an kursu öğrencilerine özel “Ramazan etkinlikleri”

Yerel Haberler Kars’ta yoğun kar hayatı felç etti: Kar kalınlığı 40 santimetreyi aştı

Yerel Haberler Yeni trafik cezaları yürürlüğe girdi

Yerel Haberler Galatasaray’ın rakibi Liverpool oldu!

Yasal Uyarı : Kaynak gösterilerek dahi abone olmadan kısmen veya tamamen kullanılamaz... Birlik Haber Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır - 2021