Birçoğunu tenzih ederim, Adana Milli Eğitiminde padişah edası ile görev yapan, okulları babasının çiftliği gibi idare eden yöneticiler var, ne yazık ki!
"Çingeneyi padişah yapmışlar" misali…
Büyük bir kısmı ‘astığı astık kestiği kestik!’
Bir süre önce,
Adana'nın lüks kabul edilen semtlerindeki bir okulda meydana gelen ‘bağış’ krizinden bahsetmiş, anaokuluna dar gelirli bir ailenin çocuğu olduğu için kabul edilmeyen küçük öğrencinin yürek burkan dramını yansıtmıştık.
Hatırlayanlar bilecektir; çocuğun okul mahallinde ikamet ediyor olmasına aldırış etmeden, ailenin maddi durumunun zayıflığını öne sürerek kabul etmemişler, üstüne üstlük bir de babası ile dalga geçerek minik öğrenciyi boynu bükük göndermişlerdi.
Neyse ki, yaptığımız yayından sonra duyarlılık sahibi bir yönetici çıktı da, küçük öğrencinin eğitimi için gerekeni seve seve yapabileceğini müjdeledi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in kastettiklerinin yanı sıra helal süt emmiş böylesi insanların da var olduğunu görmek ne güzel!
Bakan Dinçer’in yeni eğitim öğretim yılı açıklaması haber sitemizde detayları ile yayınlanıyor.
Yaygın basını ilgilendiren böylesi bir açıklama yerel bir sitede üstelik de manşetten neden yayınlanır?
Bir ilgisi var mutlaka...
Duyumlar hiç de hoş gelmiyor.
Kulağımıza gelenlere göre; aynı öğrenci bu kez de ilköğretim seviyesine geldiği için kendisine anaokulunda kapıyı gösteren eğitim kurumuna bir kez daha gelmek zorunda kalmış.
Sonra ne mi olmuş?
Kaydını velisinin en samimi duygularla özür dilemesi şartı ile yapabileceklerini söylemişler.
Minik öğrencinin ayakta durmakta güçlük çeken yaşlı babaannesini bin bir rica ve minnetin ardından yalvarttıktan ve de iki gözü iki çeşme ağlatıp özür dilettikten sonra imana gelip -lütfen- kaydını yapmışlar.
Okulun ismini bu kez vermeyeceğim, herkes kimi neyi kastettiğimi biliyor...
Meziyetli, terbiye, akıl ve iz’an sahibi (!) bayan müdür yardımcısının kimliği hakkında da bilgi vermeyeceğim.
Konuyu deşip büyütme taraftarı değilim, çünkü biliyorum ki, bu işin sonunda kimseye bir şey olmaz da, olan eğitim hayatının ilk baharındaki minik yavruya olur..
Ancak, üç tane kazı güdecek kabiliyeti olmayanların ‘ali kıran baş kesen’ yaklaşımları ile yarınlarımızı emanet edeceğimiz evlatlarımıza zulüm etmesini sindirmemiz de mümkün değil.
Bu konuyu kapatıyorum ve,
Son kez ikaz ediyorum..
Sayın Okul Müdürü ve Müdür Yardımcısı,
Gözüm bundan böyle hep üzerinizde olacak.
Minik bir öğrenciye ve de anneniz yaşındaki bir insana reva gördüğünüz muamelenin misillerce fazlasını emin olunuz ki ben yaparım size..
Neler olacağını hayal bile edemezsiniz.
Benden son kez uyarması…