Siyasetçi değilim, komple teorisyeni hiç değilim lakin son yıllarda yaşanılanları hayretlerle izliyorum…
Yaşanan olumsuzluklar, ihanet o kadar aleni hainler o kadar aşikâr ki…
Bazen ne oluyor bize demekten kendimi alamıyorum;
Öylesine duyarsızlaşmış, öylesine bahaneci olmuş öylesine günü birlik yaşar hale gelmişiz ki, yadırgadığımız garipsediğimiz birçok şeye alışmış bir topluluk olup çıkmışız… Her şeyi ne kadar çabuk eskitiyor, ne kadar çabuk unutuyoruz…
Şöyle hafızaları tazelediğimizde son yıllarda yaşanılanları masaya yatırdığımızda;
İşsizlik, ekonomi, dış güçler, üniter yapı, vakıflar yasası, 301, türban, terör derken açılımla karşı karşıya kaldık…
Ülkemizde bu sorunlar yaşanıyorken, biz nerede yaşıyoruz, kimiz, gerçekten ne istediğimizi biliyor muyuz diye kendimi sorguladığım vakit tek bir sonuca varıyorum…
O da ülkemizde bizlerin milli, manevi, dini tüm duygularını istismar ederek, bizi birbirimize düşürerek bu ülkenin batmasını isteyenler var… Sırf kaos yaratmak ülkede gerginliği tırmandırmak adına sorun olmayan durumları sorunmuş gibi insanların gözüne sokarak ayrılık tohumları ekmenin derdinde olan, tek asli görevi mikserlik olanlar var ve bunlar meydanlarda lav lav konuşurken sebep değil de bahane arayanlar…
Türkiye’nin geçmiş den bu güne çok farklı yerlere çekilmek istendiği hepimizin malumu…
Ne büyük bir millet ne büyük bir devletmişiz ki yıllar yılı üzerimizde oynanan oyunlar bitmek tükenmek bilmiyor…
Osmanlıdan kalma kuyruk acısı olan dış güçlerin talimatları ve içerdeki iş birlikçilerinin sayesinde sürekli olarak sağcı – solcu, alevi – Sünni, Kürt – Türk, laik – anti laik safsataları içersinde birbirimizle uğraşıyoruz…
Bizler, yüce Türk Milleti olarak bu ülkede yaşayan bu ülkenin ekmeğini yiyen suyunu içen hiç kimseyi evinden yurdundan etmedik…
Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan, bu topraklar üzerinde yaşayan, al bayrak altında yaşamayı şeref sayan herkesle bir olabilmenin mücadelesini verdik…
Bu topraklar üzerinde yaşayan T.C. vatandaşı olan herkesle eşit haklara sahip olarak yaşayıp hep birlikte geçmiş den bu güne Türkiye’nin bekasını arzuladık… Cephelerde omuz omuza verdik… İmanımızla yüreğimizdeki Allah aşkı vatan sevdası ile bu günlere geldik…
Bu gün hepimiz huzur istemiyor muyuz? Hepimiz barış istemiyormuşuz… Hepimiz birlik beraberlik olsun ülkemin üzerinde karabulutlar dolaşmasın refah bir ülke olalım istemiyormuşuz… Hepimiz bir bayrak altında bir vatanı paylaşmıyor muyuz?
İşte burada insan soruyor sorun ne o zaman… Sorun nerede o zaman… Onun analizini yapmak içi boşaltılmış kavramların peşine düşmekten ziyade, şak şakçı yalaka olmaktan ziyade kişisel menfaat ve nefsanî hırslara yenik düşmekten ziyade silkelenip kendimize gelmek ve özümüzü bulmak durumundayız…
Bu satırları yazarken aklıma Şahin KABAKUŞUN Çağrı şiiri takıldı… Ve hakikaten yaşadığımız bu günlere uygun olduğunu düşünerek paylaşma ihtiyacı duydum…
İşaret almadık mı bir elden, bir parmaktan…
Birlikten kaçınanlar neden yalnız gitmiyor…
Tarihe gına geldi canı cana vurmaktan…
Kurt kuzuyla barıştı bizde kavga bitmiyor...
Derdimiz ne gardaşım.
Neden ayrı gayrıyız.
Sünni’nin aleviden bilmem ki nedir farkı…
Şayet maksat hainlikse, derim ki;
Bunu savunanların yıkılsın evi barkı...
Biz seninle kardeşiz, samimi değil isem,
Tüm lanet halkalar benim boynuma insin…
Ne var ki
Ne var ki kollarımı açtığım halde sana;
Şayet sen gelmiyorsan anlaşılan hainsin
Hakikaten hainsin dışarıda arama boşuna…
Yaşadığımız bu günlerde politika olmamalı, siyasi, rant güdülmemeli…
Bizler bu gün bu topraklarda yaşıyor isek, elimizi kolumuzu sallaya sallaya dolaşıyor isek, bu gün minarelerden ezan seslerini duyabiliyor camilerimizde ibadetlerimizi gerçekleştirebiliyorsak eğer boynumuza dolanmış bir vebal var bun günlere gelirken ödenen bedeller var… Bu bedeller ki yüreğimizdeki iman ve damarımızdaki asil kanla ödendi bir karış toprağa tonlarca kan verdik… lazın, çerkezin, kürdün, türkün kanı… Biz bu günlere bürokrasi masalarında yapılan pazarlıklar sonucu gelmedik… Onun için her zamankinden daha fazla kenetlenmemiz gerektiği bir süreçdeyiz…
Bugün bolca örneğine rastladığımız “mankurtlar“, MİLLET bilincinden uzaklaştırılmış birer “köle” durumuna sokulmuş durumdadırlar…
Bilmedikleri bir amaç uğrunda, sırf “karınlarını doyurmak” için mankurtlaştırılmış binlerce insan, tanımadıkları varlıkların “köleliğini” yapıyorlar…
Mankurtluğun en acı tarafı da burada ki, bu bilinçsiz insanlar ne durumda olduklarını bile bilmiyorlar…
İhanet aşikar hainler belli uyan artık TÜRK MİLLETİ...
Bir oyunla yarın T.B.M.M. göndereceğin vekillerinin analizini iyi yap...
Cenab-ı hak Türk Milletinin Yar ve Yardımcısı olsun Âmin…
Orhan VELİ bir dörtlüğünde derki; Neler yapmadık şu vatan için… Kimimiz öldük; Kimimiz nutuk söyledik…