Gecmisini unutan her insan toplulugu baska milletlerin esareti altina dusmeye mahkum, esaret zincirinin kirilmasi icin ise bir kurtulus mucadelesi vermesi, kacinilmaz bir gercekdir.
Binlerce yil devletler kurmus olan, milletimizin devlet teskilati yöntemleri ve vatandaslarinin bireysel hukuki ve medeni konumlarina, diger milletler ancak yuzyillar sonra gelebilmislerdir. Zamanla edinilen
tecrubelerin unutulmasi veya izlenmesi gerekli politikalarin vaktinde uygulanmamasi veya ihmallari ile gelinen noktalar, malesef milletimizi arzulanmayan bir asamaya getirmistir. Bu zafiyetler defalarca milletimizin kapanmaz yaralarina sebep olmustur.
Turk milletinin Kurtulus Mucadelesinde kirmis oldugu esaret zincirinin, aslinda bir kultur emperyalizmi sonucu Turk milletini asil gayesinden, ozunden, torelerinden ve ulkusunden vazgectirilmek icin toplumsal maneviyatlarimiza sinsice kendi emelleri ugrunda dini ve siyaseti, politikalari ile alet etmis olanlarin etkin ve kesintisiz saldirilari sebebi ile dogmus olan, bir siyasi ve toplumsal durumun, Turk milletinin kendine Türk diyebilmesi icin, tarih sahnesinin ucurumlarinin kenarindan geri cekilerek, özüne dönmesi ile basarilmis tarihi bir Buyuk Kurtulustur!
Basta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaslari atalarimizin ve tüm sehitlerimizin vermis oldugu agir bedeller sonucunda kurulan Cumhuriyetimizin ilkeleri, gelecekte olan nesillere, Türk nesline, isik tutmus oldugu yön, uzerinde gidinilerek Türk milletine hizmet yarisinda bulunulmasi gereken yol olarak kabul edinilmesidir.
Bu yolculuk esnasinda dikate alinilmasi gereken, tarihin bize aktarmis oldugu vakaalar, olaylar ve onlardan edinilmesi gereken tecrubeler tarafindan alinmasi gereken tedbir, bilinen ezberleri bozabilmekdir.
SALTANATLIK KALDIRILMIŞTIR !
TARIH: 1 KASIM 1922 (unutanlar icin arz edilir)
Saltanatin kaldirilmasina gerek duyan Cumhuriyetin kurucularinin, ”hakimiyet kayitsiz sartsiz milletindir” deyip, Turk gencligine hitaben ”Birinci vazifen, Turk istiklalini, Turk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve mudafaa etmektir….” diyerek Cumhuriyetin gelecegini Ne Mutlu Turkum diyebilen milli bilinc sahibi olan ve milli birlikte butunlesen gencligin eline armagan ve teslim ettiklerinde dunun dusmanlari ogun oldugu gibi bugun ve yarinda isbasinda olacaklarindan eminlerdi.
Ancak bir asir gecmeden ezeli dusmanlarimiza karsi yine tavizler verip; onlar tarafindan oyuna gelen toplumumuzun tekkecilik, cemaatcilik, cuppecilik, mezhepcilik, arapcilik (vehabilik), ermenicilik, kurtculuk gibi, devlet erkani tarafindan ise BOP’culuk ve sonrasi GBOPculuk, AB’cilik, ABD’cilik, NATO’culuk, IMF ve neyudugu cok iyi bilinen G4,G8,G20’ler gibi hep baskalarina özenti neticesinde kaynaklasan safsatalar karsisinda, bunlar tarafindan artik bilinmesi gereken; Turkiye Cumhuriyetinin asil tapu sahibi TURKUM diyen, Turk gibi yasayan, hersey Turk icin ve Turke gore olmasi gereken diyenlerindir!
Nefislerine hakim olamayan ve ben’lik sevdalisi Turkiyeliler ise, iclerine sigmayan art niyetleri disa tasip fiskirinca, baba’lar gibi satarim, hepimiz Ermeniyiz, bu ulkede 36 alt kimlik var, Turkiye bir mozaikdir, hepimiz kardesiz, dinkardesiyiz diye salogan doken milli bilinc yoksulu kitleler kadar, Turkun sesine kulak vermiyen partiyoneticileri; sozde cumhuriyetci ve milliyetci dusunceye sahipiz diyen, sozde Mustafa Kemal Ataturk sevdalisi partiler acaba Cumhuriyetin kurucularina bakıp kendilerini laik gorebiliyorlarmi?
Ebed muddet Turk milletinin hakimiyetinde olmasi gereken degerleri, maddi ve manevi, kendi cikar ve ammeleri ugrunda, Turk olmiyanlara peskes cekenler karsisinda, bugune kadar milyonlarca temiz ve anli pak anadolu secmenlerini, koltuk, makam ve medyakolik hastalik gibi nedenlerle kuru sloganlarla doyuran, Turk milletinin derdine ancak secimden secime kulak veren olanlar, kendi parti kurucularinin cizgisinden uzaklasanlar, artik Mustafa Kemal Ataturk’un vefaatindan sonra izlenen yanlis siyasetlerle yuzlesmeli ve kendi milletvekillikleri donemlerindeki yaptiklari hatalari ort bas edinilmesi yerine kabullenip, Cumhuriyetin esaslari icin siyasette tabanin sesine ozden kulak vermesi gerekmektedir ve bu bir şart haline gelmiştir.
Siyasi Partilerin Üzerinde Bulanan SİSTEM,Partilerde butunlesme ve gelisme amacinda uretilen fikirlere ve beyanlara paranoyik bir yaklasim sergileyen adamlarin adamlari aslinda anayasanin uyulmasi gereken yasalardan partileri uzaklastirip dikta yonetim sekline getirildigi anlasiliyor.
Bu sebeblerden dolayi siyasi partiler kanununun yeniden duzenlenmesi, demokrasinin olmazsa olmazi ve secmenin temel hakki olan, ’’Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’’ Kavramı,hakiki manada kendilerini yonetme hakki ile milletvekillerini partilerin genelbaskanlari degil, halkin sectikleri olmasi gerekiyor.
Turkun basinda bas olmasi gerekenleri;
Kurtulus savasinin nicin verildigini bilmeyen, kendisine Turkum diyemiyenler…
Baska milletlerin kurumlarina ozenti duyan, Turk milleti ve devleti aleyhinde dava acan insanlar…
Yasama, yurutme ve yargi kurumlarini, Turk milletinin aleyhine kullanlar…
Cumhuriyetin yuzbinlerce sehit kanlarinin uzerinde siyaset yapanlar…
degil,
Cumhuriyetcilik, Milliyetcilik, Halkcilik, Devletcilik, Laiklik ve Inkilapciligi yasayan ve yasatan, ve bu ilkeler dogrultusunda dunya sahnesinde Turk milletini hak ettigi en ustun medeni yasam kosullarina yukseltme gayretinde, hizmet yarisi yapanlari laikiyle getirir Turk milleti! Basa.
Aksi takdirde tutar ancak birileri icin canak kalem!
Ne mutlu Turkum diyene!