İslam ve İslam Dininden Kopuş Nasıl Oldu?

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » İslam ve İslam Dininden Kopuş Nasıl Oldu?
15 Ekim 2015 - 8:27 | 13.553 kez okunmuş

İnsanlık tüm zamanların en çarpıcı sıçraması, en derin toplumsal alt üst oluşu ve en ilginç yeniden yapılanmasıyla karşı karşıyadır. Zira kaynağında berrak olup, hayat veren ırmağın geçtiği çevrelerden aldığı atık sularla kirlendiği gibi, hayat veren ırmak gibi berrak olan İslam anlayışı da onbeş yüzyıllık akışı sırasında yayıldığı coğrafyanın antik din

İnanç ve kültürlerinden katılan şeylerle Müslümanların anlayışı ve onu temsil ehliyeti de bulanıklaşmış, yozlaşarak bozulmuş, böylece İslam hakkında olumsuz ve haksız bir imaj oluşmuş/ oluşturulmuştur. Hayatın hemen her alanında Müslüman halkların taşıdığı bu olumsuz imajın faturası bugün İslam’a çıkarılmaktadır.

Ne yazık ki henüz birinci yüzyıl dolmadan ve örneğin devlet başkanının seçimi, hak ve yetkileri, ona itaatin sınırları, iktidar süresi, gerekirse azledilmesi ve yargılanıp cezalandırılması gibi yönetimle ilgili uygulamalar kurumsallaşıp anayasal bir sistem haline getirilmiştir. Buda üç büyük sapmayı beraberinde getirmiştir. Ve din anlayışına da ne yazık ki bu boya vurulmuştur.

Birincisi, yönetimin yapısı ile ilgili siyasi sapmadır. Gerek Kuran’ın öğretileri, gerekse Hz Peygamber’in ve Raşid Halifelerin uygulamaları İslam’da yönetimin şura temeline dayandığını gösterirken Hz. Ali Muaviye arasında başlayan ve devam eden savaşlardan sonra yönetim, adı hilafet ama gerçekte saltanat olan babadan oğla geçen tek adam yönetimine dönüşmüştür. Halkın denetimini ortadan kaldırmıştır.

İkincisi İslam’ın bütünlüğünü ve ümmetin birliğini bozan teolojik veya itikadi sapmadır. Kelam’ın ilgi alanına giren bu sapma, İslam anlayışının fırkalar, mezhepler, ekoller ve gruplar arasında parsellenmesi ve Haricilik, Şiilik, Mutezile, Ehli Sünnet, Hadis taraftarları, Mürcie, Kaderiyye, cebriye, olarak ortaya çıkmıştır. Dinsel argümanları kullanarak yalnız kendisinin dini doğru anlayıp temsil ettiğini ve ancak mensuplarının kurtuluşa ereceğini söyleyerek diğerlerini ya dindışı veya bidat ve dalalet ehli olarak saymıştır.

Üçüncüsü de tasavvuf sapmasıdır. Hz. Ömer’in hilafetinde başlayan İslamın geniş coğrafyaya yayılması ve İslam toplumunun yaşadığı travmalarla siyasi, fikri, itikadi ve ahlaki berraklığın bulanıklaşması ve İslam hayatının zorlaşmasının sonucu olarak birinci yüzyıl dolmadan İslam toplumuna katılanların beraberinde getirdiği eski din, inanç, kültür ve anlayışların, bunun yanında Müslümanlar arasında meydana gelen savaşlarda elini müslüman kanına bulaştırmaktan sakınan kimi Müslümanların toplumdan uzak yerlerde yaşamayı veya inzivaya çekilmeyi kurtuluş yolu olarak görmesinin de etkisiyle Müslümanlar arasında meydana gelen mistik sapma ile İslam anlayışı ve yaşayışı, siyasetçi, inzivacı, şeklinde parsellenmiş ve dinin bütüncül yapısı simetrik bir şekil almıştır.

Bu din anlayışı ve yaşayışının bu şekilde bölünmesi bugüne kadar İslami imajını bozduğu gibi ümmetin birlik beraberliğinin de önünde engel olmaya devam etmektedir.

Deyim yerindeyse, üzerinden henüz elli yıl geçmeden Hz. İsa’nın tebliğ ettiği İncil kaybolup Hıristiyanlık deforme olduğu gibi, Allah’ın koruması altında olan Kuran’ın dışında toplumun kültürel din anlayışı da bu çatışma ve kaos ortamında büyük ölçüde deforme olmuştur. Deforme olan İslam Ülkeleri ilim, ve bilim toplumu olamadılar. Bunun yerine, Mezhep, Meşrep Tahrikât Cemaat toplumu oldular. İbadetlerine ve Tevhit inancına şirk bulaştırdılar. Peygamberimiz den sonra olmayan evliyalar, veliler efendiler, İcat ettiler. İslam ülkeleri bugün İslam dünyasının yüz karası ülkeler haline geldiler. İslam ümmetinin çöküş sebebi, kırılma noktası Allah’ın yasası ile insanları dövdüler korkuttular. İnsanlara zulmettiler, insanları ilim irfandan yoksun ettiler.

Kâinat kitabını okuyamadılar, insanları ilimden, bilimden uzak tuttular. Batılı devletler kâinat kitabını iyi okuyup anladılar dünyada egemen güç oldular, Fakat ahlak ve insanlarını kaybettiler. İslam ülkeleri kâinat kitabı hiç okumadılar, Batılıların sömürgesi haline geldiler. Bunun sebebini ise yalan yanlış okuduklarını zannettikleri din kitabına bağladılar. Ne iyi bir ümmet, nede model bir insan olabildiler.

İmanı Lafa, zikre, Tesbihata döktüler. Din adına çok görüş ürettiler. Din elden gidiyor diye din’in özünü yok ettiler. Hz peygamberimizi anlamadılar. Salâvatlarla andılar. Yirmi üç yıl Vahiy alan peygamberi Hadis Tüccarlarının eline bıraktılar. Dini büyü, Hz. Peygamberi de büyücü sandılar, İşlerini gelecek diye bekledikleri kurtarıcı sandıkları Mehdi’ye bıraktılar.

Biz Kuran’ı Hz peygamberin şahsına inen kitap sandık. Ve öğle anladık peygamberimizin Vahiy Tebliğini de hadis sandık. Peygamber anlayışımıza da şirk bulaştırdık. Kuran’ı anlamadık. İmanı terk ettik, Peygamberi anlamadık, dini terk ettik.

Binlerce Din kitabı yazdık, bunu da Kuran’ın emirleri sandık. Yirmi üç yıl vahiy alan bir peygamberle yarıştık. Kuran’ı okumadık onu gıcır kitap yaptık, duvara astık. Yüzüne baktık ancak içini açıp okumadık. İslam hakikati teslim alanların değil. Hakikate teslim olanların yoludur. İnsan endişe edecekse İslam dini için değil, kendisi için endişe etmelidir. Zira mümin olmak özünde dinlerden birine mensup, inanmak, değil iyi ve ahlaklı model bir insan olmanın Allah’ça yapılmış bir tarifidir.

9-Tevbe/32,Onlar Allah’ın hidayet nurunu üfürükleriyle söndürmek istiyorlar. Allah ise dinini tamamlamak dışındaki bir seçeneğe asla izin vermeyecektir. Tabi ki İnkâr edenler istemese de.

9-Tevbe/33, O dur dinin tümünü kendisine bildirmek için. Elçisi’ni yol bilgisiyle ve hal din ile gönderen tabi ki şirke gömülüp gidenler hoşlanmasa’da.

Kuran okumak aklın okumasıdır. Kuran okumak yurtta sulh, cihanda sulhtur. Müslümanlar kuran okuyorlar kavga ediyorlar. Müslüman ülkeler kuran okuyorlar bir birleriyle savaş ediyorlar.

Siz Müslümanları görmeden tanımadan Kuran okuyarak Müslüman olun. Kaç Müslümanlardan sığının İslam a.

Hele inmemiştir hakkıyla bu yerlere Kuran, Kuran’dan almalı ilhamı asrın gerçeğine sunmalıyız İslam ı.

Kaynaklar: Muhammet İkbal, M.Akif Ersoy. M,İslamoğlu. Prof Dr. İbrahim Sarmış.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

ademaksaray

ADEM DALKILIÇ İNŞAAT/EMLAK İNG BANK ÜSTÜ 2.NOTER YANINDA HİZMET VERMEKTEYİZ.HER BÖLGEDE DEGERİNDE EV ARSA DÜKKAN ALINIR/ SATILIR.KİRAYA VERİLİR.ARSALARINIZ DEĞERİNDE KAT KARŞILIĞI DEĞERLENDİRİLİR

Son Yazıları

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN