AGİAD Başkanı Reha Güven ve Akmeyad Başkanı Ünal Altınpınar ile birlikte Başkan Nevzat Palta’yı ziyaret eden gazeteciler ziyaretleri sırasında karşılıklı görüş alış verişinde bulundular.
Prof.Dr. Mümtaz’er Türköne açıklamasında şu görüşlere yer verdi “Biz Faruk Mercan beyle beraber STV de program yapıyoruz ve burada son olarak Türkiye’nin gelecek projeksiyonunu ve Türkiye’nin geçirdiği dönüşümünü konu alan sohbet yapacağız. Aksaraylı değerli vatandaşlarımızla bu şekilde buluşmuş olacağız. Bizim için büyük bir zevk büyük bir ayrıcalık. Sayın Başkanı ziyaret ettik. Şimdi tabii bizler İstanbul da gazetede yazan, televizyonda program yapan gazeteciler, yazarlar olarak en çok da burada yaşayan insanların düşüncelerini öğrenmeye eğilimlerini öğrenmeye beklentilerini özellikle geleceğe yönelik kanaatlerini öğrenmeye çok büyük ihtiyacımız var. Adeta besin kaynağımız ve bu Aksaray seyahatinden de bu açıdan çok karlı çıkacağımızı düşünüyoruz.
Aksaray’da çok fazla kalamayacağız bir gün kalacağız ama çok şey öğrenmiş ve kendimizi yenilemiş olarak döneceğiz. Ben bizi davet eden AGİAD temsilcilerine ve bizi misafir eden sayın Valimize ve Belediye Başkanımıza göstermiş oldukları ilgiden ve alakadan dolayı teşekkür ediyorum.
AKSARAY ÇOK DEĞİŞMİŞ
Ben uzun zamandır ilk defa Aksaray’ın içine bu kadar giriyorum. 10 yıl önce gelmiştim. Aksaray çok değişmiş. Türkiye’nin diğer yerleri gibi Aksaray çok değişmiş siması çok değişmiş benim geldiğim Aksaray 10 önce sanki böyle şişmiş sanayi şehri gibiydi. Çok düzensiz ve tertipsiz görünüyordu. Burada çok hoş eski eserler var. Görebilmek için insan baya uğraşıyordu. Şimdi çok açılmış bir sükûnet ve asudelik görünüyor. Hemen ilk anda da göze çarpıyor. Bakımlı bir şehir ve insan rahat nefes aldığını hissediyor. Bir el değmiş şehre belli. Ben bu halini beğendim. Önceki hali çok iri herhangi bir kişiliği ve kimliği olmayan bir şehir gibiydi. Çok dağınık ve bakımsızdı. Bu gün ise çok derli toplu bir görüntüsü var. Beni etkiledi. Tabii ki yerel yönetimlerde iki dönem kazanmak bir başarının halk tarafından halk tarafından benimsenmenin desteklenmenin bir göstergesidir. Sayın başkanın Aksaray da yaptığı hizmetleri halkın kadirşinaslıkla karşıladığının göstergesidir. Ben sayın başkanın başarılarının devamını halka hizmetin hakka hizmet olduğunu bilinci ile yaptığı hizmetin cenab-ı Allah katında da makbul olmasını temenni ederim. Halka hizmet edenin eli öpülür.”
ANADOLUNUN NABZINI ÖĞRENMİŞ OLUYORUZ
AKSARAY GİBİ ÇOK GÜZEL BİR ŞEHİRLE KARŞILAŞTIM
Faruk Mercan ise şunları söyledi “Sayın belediye başkanımıza Nevzat Palta beye teşekkür ederiz. Bizler gazeteci ve televizyoncuyuz. Aslında düşüncelerimizi programlarımızla ifade ediyoruz. Fakat Profesör Mümtaz’er Türköne Profesör Mehmet Altan, Oral Çalışlar, Ergün Babahan gibi Türkiye’nin önemli aydınlarıyla bu güne kadar Anadolu’nun çok değişik yerlerinde otuz civarında panel ve konferans yaptık. Bunun şöyle bir avantajı oluyor. Biz Anadolu’nun nabzını öğrenmeyi elde etmiş oluyoruz. Diğer taraftan düşüncelerimizi daha doğrudan bir şekilde insanımıza iletme imkânımız oluyor. Bu bakımdan benimde Aksaray’a ilk gelişim. Hakikaten kafamdaki Aksaray küçücük bir vilayet yani 20-30 bin nüfuslu bir şehir vardı kafamda. Çok güzel bir şehirle karşılaştım. Kapadokya dediğimiz bölgeye ilk defa geliyorum. Bu bakımdan bizi davet eden buradaki değerli agiad yöneticilerine sayın valimize ve belediye başkanımıza çok teşekkür ederiz.”
Başkan Nevzat Palta konuklarına hitaben yaptığı açıklamasında şu görüşlere yer verdi “ Ben sizleri yakinen tanıyorum. Nereden tanıyorum? Özellikle televizyondaki açık oturumları takip ettim. Tabii ki yazınızdan da tanıyoruz. Sizleri Aksaray’ımızda görmek bir onur. Bu açıdan en azından engin görüşlerinizden düşüncelerinizden istifade etme şansımız olacak diye düşünüyorum. O açıdan hem Aksaray’ımıza hem de belediyemize hoş geldiniz diyorum. Tabii ki Aksaray ile ilgili düşüncelerinize ben teşekkür ediyorum. Aksaray tipik bir Anadolu şehri. Aslında şöyle baktığınız zaman son 8-10 yıl içerisinde tespitiniz çok doğru kısmen ben bunu biraz daha radikal söyleyeyim. Büyük bir köy siz böyle daha dar dediniz ama büyük bir köy görünümünde olan Aksaray. Bugün hakikaten çağdaş bir şehir modern bir şehir. Tarihi ile kucaklaşmış bir şehir olma yolunda hızla ilerliyor. Buda hem sanayisiyle bugün organize sanayimiz son altı yedi yıl içerisinde çok ciddi yatırımlar aldı. 130 tane fabrika geldi. Sadece yedi yıl içerisinde. Çok büyük fabrikalar geldi. Sanayi olarak çok gelişen bir şehir. Teşvik kanunundan en fazla faydalanan illerden bir tanesi. İlk üçe giriyor bu açıdan. Diğer anlamda tabii ki hükümetimizin yaptığı ciddi yatırımlar var.
Şehircilik olarak biz iki dönemdir belediye başkanlığı yapıyoruz. Bürokrasiden geldim ben aslında. Elimizden geldiği kadar çalışıyoruz. Güzel bir hava var Aksaray’ımızda. Aksaray’ı modern anlamda geliştirmeye çalışıyoruz ama bunun yetmediğini ben biliyorum. Diğer taraftan kültürel ve sosyal anlamda ayağa kaldırmamız lazım. Çok güzel çalışmalarımız var. Sivil toplum örgütlerinin kendileri yapıyorlar. Bazen biz lojistik destek veriyoruz. Kendimizin yaptığı programlar var. Ciddi anlamda konferanslar, tiyatrolar, kurslar açıyoruz. 25 tane değişik kurs açmışız. İki yıl içerisinde. 1800 civarında da kursiyerimiz olmuş. Bunlardan bir tanesi de Osmanlıca. 369 kişi bizden kurs alarak Osmanlıcayı öğrenmiş. İngilizcesinden tutun aile eğitimine kadar, dikiş nakıştır, bilgisayar, ney kursu belediye tarihinde ilk oldu. Özellikle hoca bulduk ve ney kursu açtık. Muhteşem bir şey.
Dolayısıyla kentimizi şehrimizi modern anlamda geliştirirken çağdaş anlamda kısmen mekanik anlamda, öbür taraftan da sosyal ve kültürel anlamda geliştirmenin gayreti içerisindeyiz. Zaten tarihi bir şehir. On bin yıllık tarihi olan bir şehir. Bir sürü medeniyetlere beşiklik etmiş bu sadece İslam değil yani Hıristiyanlıkla ilgili şeylerde var burada. Ama ağırlıklı bir Selçuklu şehri. Osmanlı şehri. Daha çok Selçuklu eserleri hâkim.
Aksaray’ımızın önü açık. Ufku açık inşallah el birliği içerisinde şehrimizi daha güzel yerlere, ama aynı zamanda da ben şunu söylüyorum. En güzel şehirleri kurabilirsiniz en modern şehirleri yapabilirsiniz ama içinde yaşayan insanların gönlünü ve yüreğini güzelleştiremeseniz hiçbir anlamı yok. Bizim bu programların ortak gayesi de şehrin gelişmesiyle beraber insanların gönüllerini ve yüreğinin de güzelleşmesi anlamında çalışmalar yapacağız. İyi yoldayız”
Yapılan görüşmelerin ardından başkan Nevzat Palta Gazeteci yazar’lar Türköne ve Mercan’a Somunca baba ve Yusuf Hakiki baba ile ilgili Sevgi Yolu ve Yusuf Hakiki Baba Divanından seçmeler adlı sadeleştirilmiş kitaplar hediye etti.